Siyasi Gençliğin Buluşma Noktası
Kullanıcı Klavuzu  KapıKapı  AnasayfaAnasayfa  SSSSSS  AramaArama  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  
 

Tartışılmayan tek yasak başörtüsü

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
Sayfaya git : Önceki  1, 2
YazarMesaj
iceberg19
KGP


OğlakEjderha
Yaş : 19
Kayıt : 24 05 2008
Mesajlar : 85
Nerden : samsun/bursa

MesajKonu: Geri: Tartışılmayan tek yasak başörtüsü   C.tesi Haz. 07, 2008 3:37 pm

CHP darbeler zamanında ceza falan yemedi bunu iyi bir okuyun...Taraflı olmayın...CHp kapatıldığında açık olan parti söyleyebilir misin ki sadece CHP yi kapatmışlar gibi konuşuyorsun...Arkasında elit bürokrasinin olduğu bir partidir chp...Bu büyük bir gerçek.Adında halk ibaresi yer alan ama halkla alakası olmayan dandik bir partidir...Atatürk kurdu diye oldu olacak seçimler yapılmadan chp iktidar olsun...Deniz baykal başbakan olsun...Ahmet necdet sezer ölene kadar cumhurbaşkanı kalsın...Çok istersiniz dimi bunları...Keşke olsa dersiniz?...
_________________
CUNTA REJİMİ DEĞİL SİVİL DEMOKRASİ İSTİYORUZ...
YOLA GERÇEK DEMOKRASİ GERÇEKLEŞTİRMEK İÇİN ÇIKTIK...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Laucian Nailo



BoğaYılan
Yaş : 19
Kayıt : 01 06 2008
Mesajlar : 58
Nerden : İstanbul/Zonguldak

MesajKonu: Geri: Tartışılmayan tek yasak başörtüsü   C.tesi Haz. 07, 2008 6:19 pm

Demin emin olmak için wikipedia'dan tekrar baktım. Neden acaba CHP'nin 80 darbesinde bütün üyeleri dağıtılmış??
Biz bir insanın başımızda ömür boyu kalmasını istemeyiz.
Biz başımızdakilerin adam gibi, şerefli insanlar olmasını isteriz.
Bizi mutlu eden şey para değil, bağımsızlıktır.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Altıok




Kayıt : 01 06 2008
Mesajlar : 62

MesajKonu: Geri: Tartışılmayan tek yasak başörtüsü   C.tesi Haz. 07, 2008 11:17 pm

Yahu CHP darbeci olsaydı, tüm partileri kapatır onu açık bırakmazlar mıydı ?

Bu kadar da anlamsız eleştiri olmaz ki !
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Altıok




Kayıt : 01 06 2008
Mesajlar : 62

MesajKonu: Geri: Tartışılmayan tek yasak başörtüsü   Paz Haz. 08, 2008 1:22 am


Velev ki vakası...


HER olayın bir şifresi vardır...Mesela “Ayşe tatile çıksın” Kıbrıs Barış Harekâtı’nı hatırlatır, “555 K” 27 Mayıs’tan önceki Kızılay gösterisini, “Dün dündür” özdeyişi Süleyman Demirel’i, “11’ler” “12 Mart”ta kurulan Nihat Erim hükümetinden istifa edenleri, “Mülkiye Cuntası” da İsmet Paşa’ya karşı, CHP’yi ele geçiren Ecevit takımını...

Bu son olayın, Anayasa Mahkemesi’nin “üniversiteye başörtülü, türbanlı kızların giremeyeceğini” kesinleştiren kararın şifresi ise “VELEV Kİ”dir.

BİLİRSİNİZ, biz dahil “türban”ın “siyasi bir simge” olduğunu ısrarla yazarken, onlar da “Hayır, bu inanç sorunudur” demişlerdi.

Tartışmalar böyle sürüp giderken, Başbakan Erdoğan İspanya’dan açıklama yaptı, adeta meydan okudu, türbanı savundu:

“Velev ki siyasi simge olsa ne olur?”

İşte bu olur!

Böyle olur...

Daha önce de yazdık, “türban”ın siyasi simge oluşu, laikliğe karşı bir simgeydi.

Elbette, siyasi dehalar, yardakçılar böyle kıytırık görüşlere itibar etmediler de “türban” için Anayasa’yı değiştirdiler.


ANAYASA Mahkemesi de yapılan değişikliği Anayasa’nın 2. ve 4. maddelerini gözeterek iptal etti.

Nedir bu iki madde?

“Madde 2 - Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir.”

“Madde 4 - Anayasa’nın 1’inci maddesindeki devletin şeklinin cumhuriyet olduğu hakkındaki hüküm ile, 2’nci maddesindeki cumhuriyetin nitelikleri ve 3’üncü maddesi hükümleri değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif edilemez.”

Anayasa Mahkemesi, işte bu maddeleri “gözeterek” yapılan değişikliği kabul etmedi.


BÖYLE mi olmalıydı?

Hayır, olmamalıydı...

Olmamalıydı ama, siyasetçilerin de kendilerine bir soru sormaları gerekmez mi?

“Neden?“ diye...

Önce Milli Selamet, sonra Refah, daha sonra da Fazilet partisi niye kapatıldı?

Laiklik ilkesine karşı çıktıklarından...

AMA siz bunu bile bile...

2002 yılında, Meclis çoğunluğunu sağladıktan bu yana, Refah ve Fazilet Partisi yöneticilerinden daha yoğun bir şekilde, yüksekokullarda ve üniversitelerde türbanla eğitim yapılmasını savunursanız, Meclis çoğunluğuna dayanarak, başka partilerin desteğini de sağlayarak, Anayasa’ya koyacağınız maddelerle, Anayasa Mahkemesi’nin kararlarını uygulanamaz hale getirmeyi amaçlarsanız, Anayasa’nın değişmez ilkelerinden laiklik ilkesine aykırı bir düzenden söz ederseniz...
Üstüne üstlük bir de “velev ki” düsturunu piyasaya sürerseniz...

Ne mi olur?

İşte böyle olur.

Biz, “olmaması gerekir” desek de...

LAİKLİK giderse, ne olur?

Demokrasi giderse, geliyor ama, laiklik giderse bir daha gelmez.

Çünkü laiklik, bir yaşam biçimidir.

Aslında, ikisiyle birlikte yaşamanın tadına bir varabilsek..

Hasan Pulur
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
iceberg19
KGP


OğlakEjderha
Yaş : 19
Kayıt : 24 05 2008
Mesajlar : 85
Nerden : samsun/bursa

MesajKonu: Geri: Tartışılmayan tek yasak başörtüsü   Paz Haz. 08, 2008 3:57 pm

Şimdi sen hasan pulur okurken arada bir taha akyol da oku...o da olmadı arada bir a.Turan alkan oku...Oku da hukuku adamlarından öğren...Anayasanın bizzat anayasa mahkemesi tarafından çiğnendiğini öğren...Tabi ki karara saygı duyuyoruz...Tabi ki anayasa mahkemesi meşruiyeti tam bir kurum...Tabi ki bunlar tarışılmaz...Madde 2 tartışılmaz...Bunlara söz diyen zaten yok...Ama 148.maddeyi de eklemeni isterdim senden açıkçası o yazıya...Şekil denetimi denilen şeyin ne olduğunu öğrenip ona göre o yazıyı oraya iliştirmeni isterdim...Sonra çıkıp da yalandan üzüldüm naraları atmayın...İstediğiniz buydu...Bürokrasi güç kaybediyor ve savaşarak geri çekilmeye devam edio...Eninde sonunda halk kazanacak...Ne AKP ne CHP ne Anayasa mahkemesi ne yargıtay ne danıştay ne de Egenekon terör örgütü...Kazanan halk olacak...
_________________
CUNTA REJİMİ DEĞİL SİVİL DEMOKRASİ İSTİYORUZ...
YOLA GERÇEK DEMOKRASİ GERÇEKLEŞTİRMEK İÇİN ÇIKTIK...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
freshwater




Kayıt : 16 06 2008
Mesajlar : 1

MesajKonu: Geri: Tartışılmayan tek yasak başörtüsü   Paz Haz. 22, 2008 8:30 pm

Perihan MAĞDEN (Radikal Gazetesi)(16 Haziran 2008)

Türbanlı Kız, Kemalist Başöğretmen’e karşı
..............
Zira içimdeki korumacı/kollamacı/kızının haksızlığa uğratılmasına dayanamayan anneci yanı uyandırdı Türbanlı Kız. “Kemalistler niye duymaz bu acıyı içlerinde?”
sorusunu kartopuladı: “Benim hissettiklerimi NASIL olur da onlar da hissetmezler?”
Onların muhtemelen ‘Hain!’ “Nankör!’ ‘Şuursuz!’ yollu biteviye (ben ve benzerlerimle ilgili düşüncelerini) onlardan yana ‘Nasıl olur?’ ‘Vicdanları yok mudur?’ ‘Bu kızları nasıl sevmezler, beğenmezler?’ Yüksek Empati Şurası Modeli’nde değerlendirmeye aldım.
Zira Türbanlı Kız bir Kimlik Savaşı vermiyor yalnızca. Bir Şahsiyet Savaşı da veriyor. Kimliğini ararken şahsiyetini, benliğini inşa ediyor. Kemalist Başöğretmen’e karşı. Karşın.
Türbanlı Kız, metafor olarak da, bir yeniyetme.
Çocukken şirindi: kıvırcık saçları, çilleri ve minnacık ayakları vardı. Yeniyetme haliyle, gitti başını bağladı!
Kemalist Öğretmen, adı üstünde anne değil öğretmen, onun başörtüsüne tarlada, köyünde, evinde, arka bahçede ve muhtelif varoş semtlerinde kaldığı sürece karışmazdı. Başörtüsüyle tarla çapalayabilir, Kemalist Evler’e temizliğe gidebilir, çok tutturursa kasaya filan oturabilirdi.
Türbanlı Kız, beslemeydi.
Kemalist Düş’ün Kezban’ıydı. Başını açıp salon-salomanje hayata geçebilecek rafineliğe erişmediği sürece ‘beslemelere has meşgalelerle’ yeniyetmeliğini (ve erişkinliğini) örtülü mörtülü geçirebilirdi.
AMA bu Türbanlı Yeniyetme dikleniyor. Bir kimlik, kişilik mücadelesi veriyor. Kemalist Öğretmen’in lisesine, üniversitesine devam ediyor. SINIF ATLADI! Eğitimsel olarak da.
ADAY! Bu Toplum’da çok daha iyi yerlere adaylığını koymakla kalmadı; Çankaya’ya kadar sızdı. Başbakanın, bakanların, Merkez Bankası başkanının karısı!
Kemalist Başöğretmen yeniyetmenin bu isyankârlığını ‘iğrenç’ buyor. “İslam’da örtünme farz değildir” gibi hocalamalarla İslam’da neyin yapılası olduğunu da Türbanlı Yeniyetme Kız’a O öğretsin istiyor.
Atatürk’ün karatahtaya Latin alfabesini yazarken meşhur resmi vardır ya. Yalçınkaya da, Sezer de, Kanadoğlu da, Mümtaz Soysal da, İlhan Selçuk da, Tuncay Özkan da, Ergenekon Çetesi de, Doğu Silahçıoğlu da, Şener Eruygur da, Yaşar Büyükanıt da, Yaşar Nuri de DÜŞLERİNDE kendini o karatahtanın başında, yeniyetmelerden oluşan bir ulusa (çocukken iyilerdi: itaatkâr, uysal, şirinlerdi) ders verirken görüyor.
Ders Almayan Çocuklar’a NE YAPMALI peki?
İşte hepsinin, bugünlerdeki temel derdi! Şirinliğini yitirmiş/çocukluğundan yeniyetmeliğe geçmiş/kişilik+kimlik savaşı veren bu baş belalarıyla NASIL başedilmeli? Ne yazmaları gerekiyor karatahtaya Latin harfleriyle?
“SUS! OTUR!”.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
messeout



KoçEjderha
Yaş : 20
Kayıt : 24 05 2008
Mesajlar : 48
Nerden : Samsun/Adana/Eskişehir

MesajKonu: Geri: Tartışılmayan tek yasak başörtüsü   Salı Haz. 24, 2008 6:12 pm

kadınlar hem cinslerine karşı! feministliği şimdi niye yapmıyorlar. Başörtüsü taktı die bu kdar kin neden? niye bu yazarlar KEMALİSTLER dünyada olup bitene bu kdar kızmazken kendi halkına bu kdar kızıyor. Bayrağında hilal olan bir millettin evlatları başörtüsü taktı diye nie bölesine muamele görüyor. osmanlıda başörtülüler savaş zamanı askerlere çorap mermi vb lojistik destek ürünleri sağlarken ( padişah eşi olmalarına rağmen) şimdi aylık girdisi 15bin olan evde bulunan başı açık sözüm ona kemalist ilerici idealistler yemek yapmaktan, çocuklarını bar köşelerinden toplamaktan aciz. uzun saçlı erkekle kel erkek arasında nasıl bir fark yoksa başı kapalı ile açık kadın arasında da bir fark yok. Kurtuluş savaşında başı örtülü kadınların desteklerini ne zaman bir rafa koydunuz. Nene hatunlar ne ara unutuldu. Atatürk'ün TBMMyi kuranla açmasını nie kimse dile gietirmiyor. Savaşlarda hocanın arkasında dua eden Atatürk'ümün fotoları nie saklanıyor. Avrupa gördü ki Türklerin elinden Kuranı alamazsak (1930lrda Chirchill'in konuşması-ingiliz meclisinde) bu milleti bu topraklardan atamayız. Ne kadar çabuk unuttunuz bu sözlerini düşmanlarımızın. Çanakkaleyi kurtuluş savaşını orada yaşananları ne çabuk unuttunuz. haçlı seferleri vardı kılıçlarla o zaman düşman belliydi korkusuz milletim göğüs gerdi. Şimdi haçlı ordusunun bir neferinden farkı kalmayan halkımın aydınları onların yapamadıklarını yapmaya çalışyor. yapıyorlar da .... kurt artık vücutta beden çürüyor. adidassız nikesız sokğa çıkmayan aydınların oğulları siz mi vatansever evlatlarısınız! babalarınız cococolasız yemek yemiyor. Savaş zamanı çamurluyu suyu siz mi içeceksiniz? her gün düğün var gibi süslenen kobay kadınlarımmı bize mermi üretecek ? yoksa savaşta gayrimüslümler gibi geri hizmette görev alıp savaş sonrası bu ülke yönetimine rahatça geçmek için mi bunca çaba? insan hakları baş örtülelerde mi yok oldu ? köpeği kaybolan aydınımın günlerce ağlayan kadını neden işsiz kalmış insani duyguları yokedilmiş insanım için bir saniye olsun üzülemiyr. Hey gidi aydınlarım kemalistlerim açın gözünüzü. Türklerin geleneği de belli göreneğide ....
Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Tartışılmayan tek yasak başörtüsü

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
2 sayfadaki 2 sayfasıSayfaya git : Önceki  1, 2

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
www.siyasetci.biz ::  SİYASİ DOSYALAR :: Türban/Başörtüsü Yasağı-